Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  22 Mayıs 2007 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Bugünkü Radikal
 Ana Sayfa
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
İnsanlar o kadar çabuk değişirler ki, onlarda her zaman ortaya çıkarılacak bir yenilik bulabiliriz.
Jane Austen
Tarihte Bugün
Takvimler 22 mayıs tarihini gösterdiği zaman...

1926 yılında,
Emlak ve Eytam Bankası Kanunu TBMM'de kabul edildi.
1940 yılında,
Türkiye genelinde olağanüstü hal ilan edildi.
1947 yılında,
Maliye Bakanlığı yabancı sermayenin dış transferinde yetkili kılındı.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla | Arşive Ekle Kültür/Sanat 

Sanatta tam bağımsızlığın adresleri

Sanatta tam bağımsızlığın adresleri
FOTOĞRAFLAR: MUHSİN AKGÜN
Banka galerilerinin, özel müzelerin sayısı ve etkisi hızla artarken bazı sanatçılar da bağımsız mekânlar açmaya yöneliyor. Çoğu bizzat sanatçıların inisiyatifleriyle kurulan bu mekânlar genç, deneysel ve disiplinlerarası işlere önem veriyor. Bu gelişmeden kazançlı çıkansa sanat izleyicisi oluyor

22/05/2007 (1448 kişi okudu)

MAHMUT HAMSİCİ (Arşivi)

İSTANBUL - Altı yıl Siemens Sanatı yönettikten sonra görevinden ayrılan küratör Marcus Graf, geçen ay bu sayfada yayımlanan söyleşisinde büyük sermaye yapılanmaları ile sanat arasında son dönemde artan ilişkinin avantajları kadar dezavantajları olduğundan da söz etmiş ve sözü şöyle bağlamıştı: "Burada sanatçılar, sanat uzmanları, kurumlara kızmasınlar, devlete ve kendilerine kızsınlar. Eğer bu sistemde yer almak istemiyorsanız, buna mecbur değilsiniz. Tabii o zaman başka bir sistem kurmak gerek. Bağımsız projeler gerek..."

'Anti' değil daha genç ve daha yeni
Türkiye sanat ortamında son yıllarda büyük bir kültür endüstrisi kurulurken bu endüstrinin içine girmeyip daha bağımsız işler yapmak isteyenler Graf'ın dediği gibi 'alternatif' arayışlarına yöneliyor. Çoğu kez de bu alternatifi bizzat kendileri yaratıyorlar. Başta İstanbul olmak üzere memlekette alternatif mekânların sayısı yavaş yavaş artıyor.
Mekânlar anti'lik üzerinden değil, daha genç, yeni, deneysel ve disiplinlerarası işlerin önünün açılması ihtiyacıyla kuruluyor. Birçoğu sanatçı inisiyatiflerine dayanan bu mekânlar, kar amacı gütmemek, büyük mekânlarda sergilenemeyecek işleri sergilemek, genç sanatçılara alan açmak, demokratik işleyiş, tartışma ortamına önem vermek, sanat ortamındaki merkez çevre ilişkisini sorgulamak gibi ilkelerden en az biriyle hareket ediyor. Tabii her birinin alternatiflik anlayışı farklı olabiliyor, hatta bazıları bu kavramı kısıtlayıcı dahi buluyor. Bu sanat mekânları meraklı izleyicilerin pek iyi bildiği yerler, ama en çok sanat dünyasının kendi içindeki enerjisini yükseltmeye, özgür arayışlara ve keşiflere imkân tanıdıkları için önemliler.
Peki 'Bu mekânlar nerededir, ne tür faaliyetler yaparlar, başında kimler vardır?' derseniz buyurun size küçük bir rehber.
(Not: Daha ayrıntılı bilgi için bkz. art-ist dergisinin beşinci sayısı ve
Levent Çalıkoğlu'nun Yapı Kredi Yayınları'ndan çıkan 'Çağdaş Sanatta
Sivil Oluşumlar ve İnisiyatifler' kitabı.)

Genç sanatçılar bu PiST'ten yükseliyor
Osman Bozkurt ve Didem Özbek'un Pangaltı'da açtığı PiST'te dünyanın dört bir yanından sanatçı videoları izlemek mümkün.

Pangaltı'daki Ergenekon Caddesi'ni çıkarken içeride sol tarafta kalan Dere Sokak'taki tabelalar, çevredeki iş kolu çeşitliliğini ortaya koyuyor: Sayat Gıda Pazarı, Ark Motor ve Bobinaj, Terzi Mustafa Usta, Kısmet Trafik Müşavirliği, Yüksel Kaynak, Mertisan Asansör vb... Ancak sokakta bir tabela var ki diğerlerinden türler açısından epey bir ayrılıyor: 'PiST Disiplinlerarası Proje Alanı'. PiST, İstanbul'un en dinamik, alternatif güncel sanat mekânlarından. Mekân, zamanında kimi bakkal, kimi lokanta olarak kullanılmış birbirine komşu üç dükkânın birleşiminden oluşuyor. Didem Özbek, Osman Bozkurt ve Fatoş Üstek'in omuz vermesiyle 2005'te vücuda gelen mekândaki çalışmalar bugün Özbek ve Bozkurt tarafından yürütülüyor.
PiST'i doğuran da daha özgür ve alternatif bir alan ihtiyacı olmuş. Osman Bozkurt anlatıyor: "İstanbul'da sanatsal üretimi destekleme ve arkadan gelecek yeni jenerasyona alan açma konusunda çok fazla imkan ve alan olmadığını görüyoruz. Mainstream diye tanımlanan sanat akımı İstanbul'a da geldi. Büyük müzeler, kurumlar açıldı. Bizimki kültür endüstrisinin dışında, alternatif bir yapılanma. O tür mekânlarda belki sergilenemeyecek işlere biz burada yer vermeye çalışıyoruz. Genç sanatçılara alan açmaya çalışıyoruz."
Didem Özbek'se, benzer pratikteki sanatçı organizasyonlarının iletişim içinde olmalarını ve tartışma ortamının yaratılmasını ne kadar önemsediklerinden bahsediyor: "Sorunlarımızı bir araya gelip konuşursak daha fazla yol alabileceğimizi düşünüyoruz. Örneğin geçenlerde bir sanatçı inisiyatifleri toplantısı yaptık. Bu çalışmaların ve fikir alışverişinin yaygınlaşması gerekiyor."
PiST kısa süre içinde farklı medyumlardan sanatçıların katılımıyla gerçekleştirilen kişisel ve karma sergilerden güncel sanatla ilgili
tartışma toplantılarına oradan sanatçı konuşmalarına kadar birçok etkinlik düzenlendi.
Kışın üç ay boyunca dünyaca ünlü video kiralama programlarından 'E-Flux Video Rental'ı Türkiyeli izleyicilerle ücretsiz olarak buluşturmuş olması PiST'in gerçekleştirdiği mühim hizmetlerdendi. PiST'in faaliyetleri aralıksız sürüyor... Web adresi: www.pist.org.tr

BAS: Pardon fotokopi var mı?
Banu Cennetoğlu'nun (solda) BİLSAR'da kurduğu BAS, sanatçı kitapları odaklı.

Tünel Meşrutiyet Caddesi'nde, Beyoğlu Belediyesi'nin tam karşısındaki 166 No'lu binada pencereleri sokağa bakan gizemli bir dükkân var. İçinde sabahtan akşama kadar genç bir kadının masa başında oturduğu dükkânın önünden geçenler buranın hangi amaçla hizmet verdiğini anlamlandırmaya çalışıyor. Galeri, kitapçı, mimarlık bürosu gibi yorumlar yapılıyor. İçeri girip en fazla sorulan soru: "Burada fotokopi çekiliyor mu?" oluyor. Burası Banu Cennetoğlu'nun sanatçı kitapları odaklı, basılı işlerini toplayan, gösteren, yayan ve üreten bir mekân olarak kurduğu BAS. Aynı zamanda da sanatçının çalışma mekânı.
Cennetoğlu, uzun bir yurtdışı ikametgâhı sonunda Türkiye'ye döndüğünde bir yandan sanatsal üretimine devam edip bir yandan da büyük ilgisi bulunan sanatçı kitaplarını Türkiye'de yaygılaştırırmanın yollarını aramış. BİLSAR, ona Tünel'deki binanın bir dükkânını kullanmasını sağlayınca o da burada BAS'ı kurmuş.
Mekânda sağ tarafta Cennetoğlu'nun çalışma masası, sol tarafta ise üzerinde basılı sanat malzemelerinin olduğu uzun bir masa bulunuyor. İsteyen girip üç tabureden birini çekiyor ve sanatçı kitaplarını karıştırıyor. Bu arada küçük bir hatırlatma: Sanatçı kitabı kendinden menkul bağımsız, kitlelere ulaşımı kolay bir sanat işi.
BAS'ın bir de üretim odaklı projesi var: BENT. Yani, BENT, BAS'ın bir alt kümesi! Türkiye'den sanatçı kitapları dizisi odaklı BENT'i, Cennetoğlu İstanbul'da yaşayan Hollandalı sanatçı Philippine Hoegen'la birlikte yürütüyor. BENT'ten şimdiye kadar Masist Gül, Aslı Çavuşoğlu ve Emre Hüner imzalı kitaplar basılmış. Bunlar BAS'tan ve Robinson Crusoe kitapevinden satın alınabiliyor.
BAS'ın önümüzdeki dönemki ajandasında Sezgin Boynik ve Tolga Güldallı'nın hazırladığı bir dönemki İstanbul'daki Punk hareketini ele alan kitabını yayımlanması kayıtlı. Bienal zamanıysa mekân, bu kitapta yer alan malzemelerin bulunduğu bir arşiv mekânına dönüşecek. Merakla beklemedeyiz...
Web adresi: www.b-a-s.info/

Masa: Mobil sanat mekânı
Vahit Tuna'nın projesi olan Masa, adı üstünde bir masadan oluşuyor.

Masa adresi sürekli değişebilen bir alternatif mekân. Nasıl mı? Çünkü Masa, adı üstünde bir masadan oluşuyor. Vahit Tuna'nın başında olduğu bu projeyle sanatçılar kendi seçtikleri mekânda, söz konusu 'güncel sanat masası' üzerinde işlerini sergileyebiliyor.
Tuna, 1990'larda Türkiye'deki sanat ve sermaye arasında hızla gelişen yeni ve şaşırtıcı ilişki biçimlerine karşı oturmuş Sinem Kurultay'la bir masa tasarlamış. Tuna'nın ağzından aktarıyoruz: "90'ların sonuna doğru Türkiye'deki siyasi liberalleşmenin gittikçe artmasıyla sanat büyük şirketler için bir kendini gösterme ve prestij unsuru haline gelmeye başladı. Hal böyle olunca bir anda patır patır özel müzeler açılmaya başladı. Daha önce güncel sanatla çok fazla ilgilenmemiş,
grupların ve kişilerin birdenbire çok fazla ilgiyle bu işin parçası haline gelmelerine yanıt olarak Masa projesini ortaya koydum." Mekânı neden bir masayla yaratma düşüncesinin en önemli nedenini de şu sözlerle açıklıyor Tuna: "Sergi gezerken yan yana asılan bir sürü resmin, fotoğrafın vs...nin bir imge bombardımanı yaratması beni çok sıkıyor. Daha sakin bir ortamda işin hem mekânla hem de izleyiciyle konuşabilmesini istedim".
Masa'da sanatçı kitaplarından videoya farklı alanlardan işler sergilenmiş. Erinç Seymen'le başlayan sergiler dizisini Borga Kantürk, Aslı Çavuşoğlu, Artur Zmijevski ve Şeref Erol izlemiş. Önümüzdeki günlerde ise Tuna'nın 'ne olduğu sürpriz olsun dediği' Çağrı Saray'ın yeni çalışması sergilenecek. Saray'ın sergisi Masa için özel bir öneme sahip. Çünkü Masa, bu sergide bir sinema salonunun fuayesine götürülecek. Anlaşılan, yolun başında 'Ben Masa'yı Mecidiyeköy Vergi Dairesi'ne de, SSK Okmeydanı Hastanesi'ne de götürebiliriz' diye düşündüğünü belirten Tuna'nın hayalleri gerçekleşiyor. Web adresi: www.masaprojesi.com/

Dar zamanların 'Apartman'ı
İstanbul'daki alternatif çağdaş sanat mekânların en eskisi Selda Asal'ın Tünel'de kurduğu Apartman Projesi.

Yıl 1999. Yer: Beyoğlu, Tünel mevkii, Şeh Bender Sokak. Bu dönemde İstanbul'da güncel sanat sergilerinin açıldığı mekân sayısı bir elin parmaklarını bulmuyor. Tünel, şimdiki gibi 'soylulaştırılmamış'. Etraf geceleri 80'li yılların Türk polisiye filmlerinden çıkıp gelmiş kötü adam ve kötü kadınlarla dolu. İşte 1999 ve Tünel koordinatlarında bir genç sanatçı, Selda Asal, memleketteki güncel sanat mekân eksikliğini biraz da olsa gidermek, sanat camiası dışındaki insanları güncel sanatla tanıştırmak amacıyla, üç penceresi sokağa dönük bir mekânda Apartman Projesi'ni ortaya çıkarıyor.
Asal, böylece yurdumuza sanatçıların yönettiği sanat mekânının ilk örneklerinden birini sunmuş oluyor. Yıllar içindeyse Apartman Projesi, genelde genç sanatçıların ilk sergilerini yaptığı 'şefkatli
kollara sahip' bir mekân haline dönüyor.
Mekân, bugün iki şekilde kullanılıyor. Birincisi sergilerin yapıldığı bir güncel sanat mekânı, ikincisiyse projeye yönelik atölye çalışmaları için. Bu sergilerin hareket noktasınıysa daha çok sorular oluşturuyor. Asal soruları sıralıyor: "Nasıl yapmalıyız, nasıl olmalı, bu savaşlar olur biterken, katliamlar sürerken, tepkimizi ya da tepkisizliğimizi, biz'i, ben'i, nasıl ifade edebiliriz? Biz kimiz? Nasıl dururuz, hayata nasıl bakarız? Nedir bizim varlığımızın nedeni? Bir şeyleri harekete geçirme potansiyelimiz var mı? Varsa nedir? Soruya, sorulara farklı cevaplar oluşturacağına inandığımız diğer disiplinlerde de katılımcıları projelere davet ediyoruz." mekân bugünlerde Neriman Polat'ın 'Foto Mezar' adlı sergisini ağırlıyor. Web adresi: www.apartmentproject.com

K2: Denize nazır güncel sanat
Güncel sanatın İzmir'deki adresi K2'nin kurucularından biri de Elmas Deniz.

Sanatçı inisiyatifindeki mekânlar sadece İstanbul'da sanıyorsanız haksızlık edersiniz, özellikle de İzmir'e! Çünkü İzmir'de 2003'den beri etkinliklerini sürdüren, alternatif bir güncel sanat mekânı var: K2. Birçok hikayedeki gibi 'bir grup genç sanatçının' emeğiyle ortaya çıkan K2, mevzilendiği Konak'ta deniz gören, tarihi bir handa İstanbul sanat camiasını için için kıskandırıyor.
K2'nin temeli, Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar'da okuyan ve güncel sanata ilgili bir grup genç sanatçı çevresinin oluşmasıyla atılmış. O gençlerden biri olan, şimdilerde K2'nin proje direktörlerinden Elmas Deniz başlarda akıllarında bir oda, bir telefon, bir bilgisayardan oluşan bir mekân tasarlayan grubun 'ne yapmalı?'
konusunu tartıştıkça büyük bir enerjinin ortaya çıktığını ve bunun K2'ye yol verdiğini belirtiyor.
Galeri, arşiv, kütüphane, sanatçı atölyelerini bünyesinde toplayan mekân sergi projeleri ile seminerler, tartışmalar, performanslar, film ve video gösterimlerinden oluşan geniş bir etkinlik dizisine yer veriyor. Kendi coğrafyalarında tek mekân olmaktan kaynaklı birçok olumlu ve olumsuz özelliği bir arada yaşadıklarını belirten Elmas Deniz, K2'nin konumuyla ilgili şunları söylüyor: "K2 şimdiye kadar daha çok galeri işlevi üstlendi. Başta daha tutucu bir yapısı vardı. Zamanla daha açık bir yer haline geldi. Bundan sonraysa sanat ortamındaki güç
ilişkileri konusunda daha eleştirel bir pozisyon geliştirecek." Adres: Cumhuriyet Blv. No: 54 Konak Web adresi: www.k2org.com

DEVAM EDECEK


Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 4 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
puan
8
Kültür/Sanat sayfasındaki diğer haberler
Sanal Alem'den...

ÖZLÜ SÖZ #9

"- Doğum gününüzde kimler vardı?
- Bülent Ecevit.
- Kızınızın ismi nedir?
- Turgut Özal."
43. yaş gününde kızıyla gittiği barda içkiyi fazla kaçıran Nurseli İdiz, gazetecilerin sorularını yanıtlıyor.

Haber Arama
Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.
ÇİZGİLER
Ofis cehennemine hoşgeldiniz... Dilbert
Kedilere güven olmaz... Garfield
Cathy'nin bitmeyen maceraları... Cathy
Babalar... Babalar
Günümüzün taş devrine bir bakış... Cilalı Taş Devri
İlişkiler ve tehlikeleri... Tehlikeli İlişkiler
Sizden, bizden ve onlardan... Ademler ve Havvalar

Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

© Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.